Cilt kanserleri ve benler son 20 yılda bir önceki yıla göre yüzde dört
oranında artış gösteriyor. Bu artışı, durdurmak mümkün olmasa bile,
erken teşhis ve güneşe olabildiğince az maruz kalmak, hastalığa
yakalanma riskini minimuma indiriyor.
Cilt kanserleri neden oluşur, daha çok vücudun hangi kısımlarında görülür?
Cilt kanserlerinin en önemli nedeni, cildimizde oluşan güneşe bağlı
hasarlardır. Buna foto yaşlanma denilmektedir. Cilt kanserleri
vücudumuzun her yerinde görülmekle birlikte en sık foto yaşlanmanın,
yani güneş hasarlarının yoğun olduğu yerlerde görülür. Güneşe en sık
maruz kalan yüz, boyun, kol ve bacaklar cilt kanserlerinin en sık
rastlandığı yerlerdir.
Ne zaman cilt kanserlerinden şüphelenilmeli, belirtileri nelerdir?
Gövdemizde yeni çıkan, hızla büyüme gösteren, deriden kabarık, kanayan
lezyonlar ve siyah renkli benler olduğunda şüphe duymalı ve dermatoloğa
başvurmalıyız.
Kaç tür cilt kanseri vardır?
Üç tür cilt kanseri vardır: Bazal hücreli karsinom, skuamöz hücreli karsinom, malign melanom.
En çok risk altında olanlar kimlerdir, kalıtımsal faktörler etkili midir?
Cilt kanserleri en sık tip bir deri denilen beyaz ten, sarı saç, açık
renkli gözlülerde görülür. Malign melanom türü cilt kanserlerinde de
kalıtımsal faktörlerin önemli olduğu düşünülmektedir. Ailesinde malign
melanom olanlarda bu kansere yakalanma riski olmayanlara göre daha
yüksektir.
Görülme sıklığı erkeklerde mi kadınlarda mı fazladır?
İki cinsiyet arasında görülme sıklığı açısından bir fark yoktur.
Diğer kanserlere göre görülme sıklığı ne kadardır?
ABD’de cilt kanserleri en sık görülen kanserlerin başında gelmektedir.
Ülkemizde kesin istatistiksel sonuçlar olmamakla beraber oran yüksek
değildir. Son 20 yılda, deri kanserleri her yıl bir önceki yıla kıyasla
yüzde dört oranında artmıştır. Bunun başlıca nedenleri olarak; ozon
katının incelmesi, ultraviyole ışınlarına maruz kalınması ve bağışıklık
sisteminin zayıflamasına sebep olan kronik böbrek yetmezliği ve AİDS
gibi hastalıklardaki artış sayılabilir. İnsanların yaklaşık yarısında 65
yaşına kadar deri kanseri gelişmektedir. Yetmiş milyon nüfuslu bir
ülkede her yıl yaklaşık 2500 kişi deri kanseri nedeniyle yaşamını
yitirmektedir. Bunların yaklaşık yüzde 75’i melanom nedeniyle, geri
kalan yüzde 25’i de diğer deri kanseri türleri nedeniyle olmaktadır.
Bazal hücreli kanserler ortaya çıktıkları bölgede tekrar belirme
eğilimlidirler ve uzak organlara yayılmazlar. Skuamöz hücreli kanserler
de benzer seyir göstermekle birlikte uzak organlara yayılmazlar. Skuamöz
hücreli kanserler de benzer seyir göstermekle birlikte uzak organ ve
lenf bezlerine yayılabilirler. Melanomlar ise ölümcül seyirli olup,
erken tedavi edilmemeleri durumunda lenf bezlerine ve uzak organlara
yayılırlar.
Bitkisel tedaviler cilt kanserinde ne kadar başarı sağlıyor?
Bitkisel tedavilerle cilt kanserlerinin tedavisi mümkün değildir.
Nüksetme riski var mıdır?
Cilt kanserleri tedaviden sonra hem ilk çıktıkları bölgede
nüksedebilirler. Hem de uzak organlara yayılabilirler. Cerrahi tedavi
sırasında kanser tam çıkarılmışsa ya da, dar sınırlarla çıkarılmışsa
nüksetme riski daha yüksektir. Bu nedenle ilk tedavi büyük önem taşır.
Benzer şekilde nüksetme durumunun erken tanı ve tedavisi için,
hastaların tedaviden sonra 6-12 ayda bir doktorları tarafından kontrol
edilmesi çok önemlidir.
Cilt kanserlerinden korunmak için nelere dikkat etmeliyiz?
Cilt kanserlerinin oluşmasında en önemli faktör güneş ışınıdır. Güneşe
maruz kalma süremiz arttıkça cilt kanserlerine yakalanma ihtimalimiz de o
oranda artar. Bu nedenle doğal ve suni güneş yanıklarının oluşmasına
izin vermemeliyiz. Yaz aylarında mutlaka açık alanlardaki sosyal
aktivitelerde ve deniz kenarında güneş koruyucuları kullanmalı. Ama en
önemlisi kullanılan güneş koruyucularının hem UVA, hem de UVB’ye karşı
etkili olduğuna, suda koruyucu özelliklerini yitirmediğine dikkat
etmeliyiz. Yüz ve ellere 20 faktörün üstünde koruyucu krem sürmek, geniş
şapka ve uzun kollu giysiler giymeye dikkat etmek de diğer önemli
hususlardır. Bunun dışında, tüm cilt düzenli aralıklarla kontrol
edilmeli ve herhangi bir lezyonun ortaya çıkması halinde mutlaka doktora
başvurulmalıdır.
Cilt kanserlerinin tedavisi nedir? Yeni geliştirilen yöntemler hangileridir?
Cilt kanserlerinin en temel tedavisi cerrahi tedavidir. Erken dönemde
yapılacak cerrahi tedaviler kesin tedaviyi sağlayacaktır. Hastanın yaşam
kalitesi ve sağ kalımı etkilenmeyecektir. Sistemik olarak yayılmış ve
cerrahi yapılamayacak kadar ilerlemiş cilt kanserlerinde sistemik
tedaviler ve ışın tedavileri yapılabilmektedir. Deri kanserlerinin
tedavisi kanserin türüne göre değişmekle birlikte, amaç kanserin tamamen
çıkarılması ya da yok edilmesidir. Deri kanserlerinin büyük çoğunluğu
plastik cerrahlar ya da dermatologlar tarafından cerrahi olarak
çıkarılarak tedavi edilirler. Burada deri kanseri, çevresinde tümör
hücreleri bırakılmayacak şekilde genişçe çıkarılır ve yara tekrar
dikilerek kapatılır. Ancak deri kanseri tam çıkarıldıktan sonra ortaya
çıkacak alan büyükse, deri grefti ya da lokal flep kullanılarak onarılır
ve derinin eski görünümünü kazanması sağlanır.
Ben nedir ve nasıl oluşur?
Ben derinin rengini veren melanin pigmentinin aynı yerde aşırı çoğalması
ve toplanması yüzünden kendisini kahverengi ve ya siyah şeklinde
gösteren oluşumlardır, genelde özellikle güneşe maruz kalan el, yüz.
boyun ve dekolte bölgelerinde görülür, ama hiç güneş almayan bölgelerde
de bu oluşumlara rastlamak mümkün. Bazen genetik bazen ise daha sonraki
yaşlarda oluşur ve artış gösterir. Benlerdeki 5 değişiklik benler için
çok iyi belirtiler olmayıp bu tip değişiklikler gözlemlendiğinde uzman
bir dermatoloğa görünmenizde yarar olacaktır:
1- Renk değişikliği: Benin renginde koyulaşma koyu kahve ve ya siyaha doğru bir renk değişimi
2- Benin boyutunda değişme, kısa sürede aşırı derecede büyümesi
3- Çevre dokunun düzensizleşmesi, benin çevresi genelde düzgün
görüntüdedir. Girintili, çıkıntılı bir dış yüzey ben için iyi bir
belirti değildir
4- Benin çevresinde kaşıntı, kanama, yara
5- Benin üst düzeyinin düzensiz bir görüntü alması
Et benleri en çok nerede görülüyor?
Et benleri en çok güneşe maruz kalan ve ince bir deri yapısına sahip
olan boyun, dekolte gibi yerlerde görülmekle birlikte vücudun değişik
yerlerinde de görülebilirler. Tedavilerinde koterizasyon (yakma) ve
kriyoterapi (dondurma) gibi yöntemler uygulanır.




