Her yaz tekrarlanan gelenek bu yıl da bozulmadı: Ünlülerin plaj fotoğrafları yayınlanınca selülit bombası yeniden patladı!
Doğrusunu söylemek gerekirse kadınların selüliti neden bu kadar ciddiye
aldıklarını anlamak kolay değil. Bunun iki nedeni var: Birincisi,
selülit bir hastalık değil. Herhangi bir hastalık sonucunda da ortaya
çıkmıyor. İkincisi, ağrısı yok, sızısı yok. Yaşam kalitesini ruhsal
takıntılara yol açması dışında etkilemiyor. Ama eğer kadınlar selüliti
ciddi bir problem saymaya devam edecek olurlarsa işimiz gerçekten zor.
Kozmetik problemi
Selülitten herkes şikayetçi mi? Değil. Selüliti bir "dişilik özelliği"
gibi görenler bile var. Onlara göre selülit, kıvrımlı ve özel estetik
yapısı, yumuşak ve pürüzsüz cilt, sakalsız-bıyıksız yüz kadar kadınsal
bir özellik. Ve yine onlara göre sorun bu kadınsı özelliklerin biraz
fazlaca ön plana çıkmasıdır. Bazıları moral olsun diye yazmıyorum,
selülitli kadınların cinsel yönden daha çekici ve başarılı olduklarını
bile düşünüyor. Farklı düşünenler olabilir ama çoğunluk -köylüsü,
kentlisi, işçisi, emeklisi fark etmiyor- selüliti kozmetik bir problem
olarak kabul ediyor. Modern güzellik anlayışında selülite yer yok.
"Kadın dediğin selülitsiz olmalı" diye düşünenlerin sayısı daha çok.
Selülit vücudun değişik yerlerinde ama özellikle kalça, basen ve
bacaklarda ortaya çıkan portakal kabuğuna andırır cilt değişimleridir.
Portakal kabuğu görüntüsünün yoğunluğuna göre hafif, orta ya da ağır
selülit probleminden bahsedilir.
Soya çekim de etkili
Selülitin oluşumunda genetik, metabolik ve hormonal faktörler veya
dolaşım bozuklukları etkili olabiliyor. Beslenme yanlışlarının
(özellikle sık sık alınıp verilen kiloların), hareketsiz bir yaşam
tarzının da etkisi var. Kadın vücudunun bir özelliği olan su toplama
veya su tutma sorununu da suçlayanlar var. Dolaşım bozukluğu arttıkça o
bölgelerde varisler de ortaya çıkabiliyor. Doğum kontrol hapı
kullananlarda, hipotroidi, yani tiroit bezi tembelliği olanlarda,
kabızlık problemi ile boğuşanlarda selülite yakalanma riski artıyor.
Selülit oluşumunda soya çekimin de etkisi var. Selülitli bir anneniz
varsa sizde de görülme ihtimali yüksek. Bir bakıma çoğu kadın annesi
gibi yaşlanıyor. Vücudunda meydana gelen yaşlılık değişimlerini genlerle
annesinden alıyor, "Annesine bak, kızını al" deyişi belki de bir ölçüde
doğru.
Selülit, her 10 kadından 9’unda "takıntı sorunu" haline gelmiş durumda.
Selülit bize göre bir hastalık değil, ama bazı uzmanlar ağır selülit
olgularını hastalık olarak kabul ediyor ve "hidro-lipodistrofi" adını
veriyor.
Selülitin oluşumunda genetik, metabolik ve hormonal faktörler, dolaşım bozuklukları, beslenme yanlışlıkları etkili olabiliyor.
Selülit oluşumunda soya çekimin de etkisi var. Selülitli bir anneniz varsa sizde de görülme ihtimali yüksek.
Tedavisi yok ama kontrolü mümkün
Selülitin tedavisi yok ama azaltıcı önlemler ve yöntemler çok. Sebebi
"selülit pazarı"nın büyüklüğü. Ne var ki bütün yöntemlerin karşısında
"etkili olduğu kuşkulu" ibaresini koymak gerekiyor. Ne mezoterapinin,
LPG’nin ya da başka masaj aletlerinin ne de "soya enjeksiyonları" veya
"lipoliz" adı verilen girişimlerin selülit tedavisinde dişe dokunur bir
faydası yok. Selülitin tedavisi yok ama kontrol altına alınması (az da
olsa) olanaklı. Bunun içim yaşam tarzınızı değiştirmeyi ve sık sık
yaptığınız bazı hatalardan vazgeçmeyi göze almanız gerekiyor. Ayrıca
fazla kilolarınızı vermeniz, iyi bir aktivite planı oluşturmanız da
şart. Hormon desteklerini (eğer çok gerekmiyorsa) kullanmamanız
öneriliyor. Su tutan bir vücudunuz varsa tuzu azaltmayı
deneyebilirsiniz.
Diyetle yetinmeyin egzersiz yapmak şart
Yazımızın girişinde belirttik, bir kez daha hatırlatalım: Kilo problemi
selülite yakalanma riskini yükseltiyor ama zayıf kadınlarda bile selülit
görülebiliyor. Kilo kaybı selüliti tedavi etmiyor ama düzenli egzersiz
selülitin en etkili ilacı gibi görülüyor. Özellikle tempolu yürüme ve
yüzmenin, iyi planlanmış diğer aerobik egzersizlerin kesinlikle faydası
var.
Selülit bir kilo problemi midir? Hayır. Bir kez daha hatırlatalım, kilo
verseniz de selülitlerinizden kurtulamayabilirsiniz. Hatta yukarıda
belirttiğimiz gibi zayıflayınca cildiniz gevşediğinden selülitiniz daha
da belirginleşebilir. Zayıflamak selüliti engellemez ama kilo almak
kesinlikle azdırır! Siz yine de selülit sorununuz varsa sağlıklı bir
kiloya inmeye çalışın. Kilo kaybının selülit sorununuza çözüm olmasını
istiyorsanız sadece diyetle yetinmeyip, düzenli egzersiz yapın.




